25 Kasım '21'inci yüzyıl kadın yüzyılıdır'ın fotoğrafıydı

  • 10:36 27 Kasım 2021
  • Güncel
 
Derya Ren
 
DİYARBAKIR - 25 Kasım’ın kadınlar açısından kazanım olduğunu ve kazanmanın günü olduğunu söyleyen HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Gülcihan Şimşek, “25 Kasım’da '21'inci yüzyıl kadın yüzyılıdır' söyleminin simgesel fotoğrafı çekildi” dedi.
 
Türkiye ve bölge kentlerinde kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında alanlarda, seslerini yükselti. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam etmekte olan ağırlaştırılmış tecrit politikaları, kadınların kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, katledilen kadınlar ve kadınların aleyhine çıkarılan yasalar, kadınların temel gündemiyken buna karşı kadınların mücadele kararlılığı ortaya koyuldu.
 
Mardin’de Deniz Poyraz’ın köyünde yapılan kitlesel yürüyüşte kadınlar, kadın katliamlarının yüzyıllardan beridir aynı politikalar üzerinden yürütüldüğünü ifade ederken, İzmir’de ise Rojava Kadın Devrimi’nin kazanımları ve kadınların direnişine dikkat çekildi.
 
25 Kasım’da kitlesel gerçekleştirilen etkinlikleri Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Gülcihan Şimşek ile konuştuk.
 
‘Kadının katledilme nedenleri aynıdır’
 
Kadın mücadelesinin her geçen gün büyüyerek devam ettiğini belirten Gülcihan,  kadınların direnişlerine her zaman farklı bir boyut kazandırdığını söyledi. Son 200 yıllık süreç içerisinde kapitalizmin yaratmak istediği kadın modelinin “köle ve metalaştırma” olduğunu ifade eden Gülcihan, "Mücadelemizin çıkış noktası da kadına biçilen rollere karşı çıkmaktır. Mücadelemizin tarihçesini ele alırken şiddetin çıkış noktasına ve nedenine de inmek gerekiyor. Şiddet, kadının toplayıcılık yaptığı süreçte erkeğin avcılıkta öğrendiği pusu kurma yönteminden esinlenerek uygulamaya başlamıştır. Cadı avları sürecinde kadınların bilgeliğinin türlü yöntemler ile alt edilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Öte yandan tek tanrılı dinlere geçişle beraber kadın kırılma anlarını yaşıyor. O süreçte katledilen kadınlar ile bu süreçte katledilen kadınların nedenleri aynıdır. O yüzden kendimizi o süreçlerden kopuk bir şekilde ele alamayız" ifadelerini kullandı.
 
'25 Kasım kadınların kaybettiklerini tekrardan kazanmanın günüdür'
 
Yüzyıllardır kadınların erkek-devlet zihniyeti tarafından her zaman aynı gerekçeler ve bahanelerle katledildiğini, emeğinin sömürüldüğünü ve şiddete maruz bırakıldığını kaydeden Gülcihan, “Günümüze baktığımızda birbirini örgütleyen şiddet biçimlerinin olduğunu görmekteyiz. Bu şiddet biçimlerine karşı kadınlar her zaman alanlara çıkarak, isyanlarını yükseltmişlerdir. Bu gerçeklik ile biz kadınlar 25 Kasım'a hazırlandık ve çalışmalarımızı sürdürdük. Kadınlar bu yıl gerçekleşen çalışmalarda; tecrit başta olmak üzere, kadın soykırımını, bölgede yürütülen özel savaş politikalarını ve kadın yoksulluğunu gündemine alarak,  25 Kasım’ı örgütledi. 25 Kasım kadınların kaybettiklerini tekrardan kazanmanın günüdür. Ancak bunun yanında kadınların kazanımlarını hazmedemeyen erk sistemin kadınları dört duvar arasına sıkıştırdığını da bilmekteyiz. İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılması da bu durumun bir parçasıdır" sözlerine yer verdi.
 
‘En güçlü ittifak kadınların ittifakıdır’
 
Gülcihan, yapılan saldırılara rağmen kadınların dünyanın her yerinde sokaklara indiğini ve seslerini yükseltebildiklerini belirtti. Gülcihan, 25 Kasım'da kadınların verdiği mesaj ile ilgili şu sözlerle yorumladı: "Alanlara çıkan kadınların böylesi bir güne ideolojik ve politik baktığını gördük. Korku algısına karşılık kadınlar alanlardaydı. Şuan dünyada en güçlü ittifak kadınların oluşturduğu ittifaktır. '21'inci yüzyıl kadın yüzyılıdır' söyleminin simgesel fotoğrafı 25 Kasım'da çekildi. Dün sokakta annelerin söylediği söylemler politik ve ne için çıktığını bilen pozisyonda duruyordu. Bir anne 'ben o üç kadının verdiği mücadelenin devamcısıyım' diyor. Bu söylem çok önemlidir, kadının kat ettiği yolla bağlantılıdır.”
 
‘Kadınlar hafızasızlaştırılmak isteniyor’
 
Gülcihan, tecavüz ve tacize uğrayan kadınların da susmayarak seslerini yükselttiğine işaret ederek, “21 yüzyılın çıkış noktası mevcut ve sistemleştirilmiş erkek zihniyetine karşı çıkmaktır.  Geçtiğimiz günlerde katledilen kadınların fotoğraflarını sokaklara asarak unutulmamasını istedik. Ancak polisler bize ‘biz nerden bilelim bu kadınlar neden katledilmiş’ dedi. Tabi bu söylemin altında kadın cinayetlerinin unutturulmak istenmesi var. Kadınlar hafızasızlaştırılmak isteniyor. Biz kadınlar bu durumu kabul etmiyoruz. Bizi hiçbir şekilde hafızasızlaştıramazlar. Evet, kadınlar 25 Kasım’da büyük bir çıkış yaptı. Ancak bunun devamını getirmek gerekiyor. Bundan sonraki süreçlerde kadın programlarımız olacak. Kadınları, toplumu ayrımcı politikalar ile ayrıştırmaya çalışan erkek devlet sistemine karşı mücadelemiz sınırlı değil, daimdir. Kadın mücadelesi büyüdü, büyümeye devam ediyor. Türkiye siyasetinde sözümüzü güçlü bir şekilde söylüyoruz” diye konuştu.