Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri raporlaştırıldı

  • 16:31 30 Haziran 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - Açlık Grevleri İzleme ve Takip Koordinasyonu Diyarbakır, Elazığ, Urfa, Bayburt, Erzincan, Malatya ve Maraş cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini raporlaştırarak kamuoyuyla paylaştı.  
 
Diyarbakır Tabip Odası, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi, Tutuklu Aileleri ile Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi’nin içinde yer aldığı Açlık Grevleri İzleme ve Takip Koordinasyonu, 2021 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini raporlaştırdı.
 
Rapor, izleme heyetine gelen başvurular ile cezaevlerine yapılan düzenli ziyaretler sonucunda hazırlandı. Raporun hazırlama aşamasında Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumu Kampüs Cezaevleri, Elazığ Ceza İnfaz Kurumu Kampüs Cezaevleri, Urfa 1 ve 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu, Siverek T Tipi Ceza İnfaz Kurumu,  Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Erzincan T Tipi Ceza İnfaz Kurumu, Malatya Akçadağ T Tipi ve Elbistan E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına ziyaretler gerçekleştirildi.
 
Raporda işkence, darp ve kötü muameleye ilişkin ilgili cezaevlerinde tespit edilen hak ihlalleri şöyle sıralandı:
 
"* Diyarbakır 3 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan bir mahpus, Diyarbakır 3 Nolu T tipi Ceza İnfaz Kurumunda akvaryum odası diye adlandırılan kameraların olmadığı, hiçbir işkence tespitinin yapılamayacağı şekilde düzenlenen ayrıca süngerli oda veya yumuşak oda olarak nitelendirilen işkence odalarında defalarca işkenceye maruz kaldığını belirtmiştir. En son 03/05/2021’de elleri arkadan kelepçeli bir vaziyette maruz bırakıldığı işkence sonrasında sol el baş parmağının kırıldığını belirtmiştir. Kendisinin Espiye L Tipi Cezaevinden sevk ile getirilirken de burada çıplak aramaya maruz kaldığını belirtmiştir. Bu cezaevinde işkence durumlarının çok fazla olduğunu, ama genel olarak mahpusların bunu duyurmaktan çekindiklerini ayrıca idare ve personellerinin suç duyurusunda da bulunsanız bir netice alamazsınız şeklinde söylemlerle mahpusların çaresizleştirildiği aktarılmıştır.
 
Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir kişi özetle;
 
* 22 yaşında olduğunu, 15 yaşından beri cezaevinde olduğunu, anne ve babasının da cezaevinde olduğunu, iki haftadır telefon hakkının kullandırılmadığını beyan etmiştir.
 
* 31.05.2021 günü saat 20.00 civarında,  cezaevi memurlarından bir sigara istediğini, memurların kendisine sigara vermemesi üzerine battaniyesini yaktığını bunun üzerine kısa saçlı bir memurun, tek olarak kaldığı odaya gelip yangına müdahale ederek kendisini avluya çıkardığını, ters kelepçelediğini ve kafasını beton zemine vurup darp ettiğini, daha sonra 3 memurun daha avluya gelerek yine kendisini dövdüklerini ve sürekli çok ağır hakaret ettiklerini ifade etmiştir. 
 
* Farklı odalarda kalan diğer mahpuslarından edindiği bilgiye göre, bir kısım mahpusun işkence seslerine tanık olduğunu belirtmiştir.  Mağdur; ağzında platin olduğunu bu sebeple de temiz kalması gerektiğini ve buna rağmen diş macunu ve diş fırçasının verilmemesi sonucunda ağrı çektiğini beyan etmiştir. 
 
* İnsan hakları örgütlerinden oluşan heyetin görüşmeleri neticesinde Mağdur Ş.G’nin Cezaevi memurları ve personelleri tarafından işkence, kötü muamele, hakaret ve tehdit suçlarına maruz kaldığına yönelik yoğun ve ciddi bir kanaat oluşmuştur. 
 
Elazığ
 
* Mart ayı içerisinde arama nedeniyle odaya gelen İnfaz Koruma Memurlarının bireysel keyfi ve tahrik edici söz ve davranışlarının olduğunu ve infaz koruma memurları tarafından sözlü, bağırarak tehdit, küfür şeklinde şiddet içeren yaklaşımları olduğunu odada bulunan Çetin Atlan, Mahmut Çakmak, Murat Mengüç isimli mahpusların infaz koruma memurlarınca darp edildiği belirtilmiştir. Ayrıca Hüseyin Solmaz isimli mahpusun ise karantina odasında darp edildiği belirtilmiştir. Darp edilen mahpuslar revire çıkmak istediklerini beyan ettiklerinde en az 3 gün beklettiklerini belirtmişler ve doktora çıkıldığında ise cezaevi doktoru tarafından darp raporu verilmediği belirtilmiştir.
 
* Mahpusların darp edilmeleri nedeniyle suç duyurusunda bulunmalarının ardından mahpuslar hakkında memura hakaret, cumhurbaşkanına hakaret gibi konulardan disiplin soruşturması açıldığı belirtilmiştir.
 
Malatya
 
* Cezaevine girişte kendilerine kimlik verildiğini, gittikleri her yerde kimlikle gitmelerini gerektiğini, kimliği kabul etmedikleri içinde x-ray araması ve ince aramadan geçmek zorunda olduklarını belirtmişlerdir. Kimliği kabul etmedikleri için bu durumun sistematik bir işkence halini aldığını belirtmişlerdir.
 
* Gidiş gelişlerde ayakkabı çıkarma, üst aramalarında kaba yaklaşımın olduğunu, duvar diplerinden yürütüldüklerini, duvar dibinde bekletildiklerini, tek sıra halinde yürütüldüklerini ve bunlar yaşanırken de infaz korumalar tarafından tahrik edici sözlere, bağırmalarına hakaretlerine maruz kaldıklarını belirtmişlerdir.
 
* Mahpusların telefon görüşüne çıktıklarında; kimliği kabul etmedikleri için Baş Gardiyan tarafından kendilerine ‘seni oraya gömerim, kafanı ezerim. Bunlar bir daha telefona çıkmayacaklar’ şeklinde hakaret ve tehdit edildiklerini beyan etmişlerdir.
 
* Mahpuslar, Baş gardiyanla yaşadıkları bir tartışmada Baş gardiyanın kendilerine  ‘ben örgütü temsil ediyorum. Örgüt ne diyorsa onu yapıyorum’ şeklinde bir söyleminin olduğunu belirtmişlerdir.
 
*Yemekle terbiye edildiklerini kendilerine infaz korumalar tarafından ‘size yemek veriyoruz bunun kıymetini bilin, nankörsünüz’ şeklinde dayatmaların olduğunu belirtmişlerdir.
 
* Çıplak arama dayatması olduğunu belirtmişlerdir. Çıplak arama kabul edilmediğinde ise darp edildiklerini ve disiplin cezası aldıklarını belirtmişlerdir.
 
* Sevk edildikleri cezaevinden getirdikleri eşyaların kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.
 
* Bazı koğuşlarda intihar vakalarının ve ölenlerin olduğunu belirtmişlerdir.
 
* Ayakta sayımın kendilerine dayatıldığını ve bu yüzden haklarında tutanak tutulup disiplin cezası aldıklarını, iletişim cezalarının yeni bittiğini ancak bu seferde 1’er 2’er 3’er günlük hücre cezalarının verildiğini belirtmişlerdir. Koşullu salıverilme süresi gelmiş olan mahpusların gözlem ve değerlendirme kurulu tarafından hazırlan iyi hal değerlendirme raporlarında ayakta sayımı kabul etmeme nedeniyle aldıkları disiplin cezaları gerçekçe gösterilerek tahliyelerinin engellendiği görüşme alınan mahpuslar tarafından beyan edilmiştir.”
 
‘Pandemiyle birlikte yeni hak ihlalleri eklendi’
 
Raporda tutukluların, hastaneye sevk taleplerinin hiç ya da geciktirilerek karşılandığı, hapishane revirinde uzman hekim bulunmadığı, hücre tipi ring araçları ile hastaneye sevk, kelepçeli muayene ve tedaviye zorlanma, muayene odasında asker bulunması, ilaçların düzenli olarak verilmemesi, hastanelerin mahpus koğuşlarının olumsuz koşulları, ağır hasta mahpuslar bakımından Adli Tıp Kurumu’nun olumsuz raporları, diyet beslenme taleplerinin karşılanmaması gibi süregelen sorunlarla beraber pandemi sürecinde yeni hak ihlallerinin eklendiği kaydedildi. Raporda, “Tedaviye erişimin tamamen durdurulması ve karantina uygulaması ile ortaya çıkan sonuç, özellikle ağır ve kronik hastalığı olan mahpuslar bakımından yaşam hakkı ihlallerine zemin hazırlamaktadır” denildi.  
 
‘Revir yeterli değil’
 
İlgili cezaevlerinde tutukluların izleme heyetine aktardığı sağlık ve tedavi hakkı ihlalleri şöyle:
 
“*15 veya 30 günde 1 cezaevinde bulunan revirdeki doktora göründüklerini, bazen doktor veya sağlıkçının olmadığını, revirde acil müdahalenin yapılma olanağının olmadığını, revirin donanım itibariyle yeterli olmadığını belirtmişlerdir.
 
Hastanelere sevkler yapılmıyor
 
* Hasta mahpusların tedavilerinin yapılmadığı, Mahmut Alp ve Mehmet Şakir Kandemir  isimli mahpusların yaşadıkları sağlık sorunları nedeniyle kolon kanserinden şüphelenildiği ancak hastaneye sevkinin gerçekleştirilmediği ve bu nedenle  teşhis konulmadığı ancak sağlık sorunlarının giderek arttığı belirtilmiştir.
 
* 15 veya 30 günde 1 cezaevinde bulunan revirdeki doktora göründüklerini, bazen doktor veya sağlıkçının olmadığını, revirde acil müdahalenin yapılma olanağının olmadığını, revirin donanım itibariyle yeterli olmadığını belirtmişlerdir.
 
* Hasta mahpusların, hastaneye sevk edilmedikleri, doğru temelde tedavi edilmedikleri ve bu noktada idareye yaptıkları başvuruların cevapsız kaldığı tarafımıza bildirilmiştir.
 
* Revirde yapılan muayenelerin çok yüzeysel ve gerekli tıbbi özenden uzak yapıldığı ifade edilmiştir. Ceza infaz kurumunda revir hekiminin çoğunlukla bulunmadığı ayda bir geldiğini mahpuslar tarafından iletilmiştir.
 
* Revir ve hastane sevklerinin uzun sürelerle bekletildiği ifade edilmiştir. Revire götürülen mahpusların ise ilaçların çok geç getirildiği ifade edilmiştir.
 
* Hastaneye sevk edilen mahpusların çift kelepçeli olarak doktor karşısına çıkarıldıkları bu kötü muamele karşısında doktorların da herhangi bir tepki göstermedikleri, mahpusların bu duruma tepki göstermeleri üzerine muayene olmadan odadan çıkarıldıkları ve kendi istekleriyle muayene olmadıklarına dair tutanak düzenlendiği belirtilmiştir.
 
* Kronik hastalığı olan birçok mahpusun olduğu, Mardin’den sürgün gelen Bayram DEMİRHAN adlı mahpusun iki böbreğinde de fonksiyon kaybı olduğu, gözlerinden birinde %95 diğerinde %20 görme kaybı olduğu buna rağmen tedavi edilmediği, ileri derece KOAH hastalığı olan Bozo Yılmaz’ın tedavisinin sadece revirde verilen günlük 4 saatlik oksijenle gerçekleştirildiği, İzeddin Reşo adlı Rojavalı mahpusun elektrikle işkence gördüğü bunun sonucunda elektriğin el ve ayaklarını patlattığını ve ağır psikolojik sorunlar yaşadığını belirtmişlerdir.
 
* Daha önce insan hakları izleme komisyonunun yapmış olduğu ziyaret sırasında kendileriyle görüşmeye giden Cihat İncu’nun daha sonra darp edildiği belirtilmiştir.
 
Bayburt
 
* Hasta mahpusların hastaneye sevk ve tedavi süreçlerinde aksaklık yaşandığı ifade edilmiştir. Yine yaşanan en basit hastalıkların bile tedavi edilmemesinden kaynaklı daha ciddi hastalıklara dönüştüğü beyan edilmiştir.
 
* Ayrıca bir hasta mahpusun bir yıldır hiçbir dişi olmamasına rağmen diş hekimliğine sevk edilmediği belirtilmiştir.
 
Erzincan
 
* Hasta mahpusların hastaneye sevk ve tedavi süreçlerinde aksaklık yaşandığı ifade edilmiştir. Yine yaşanan en basit hastalıkların bile tedavi edilmemesinden kaynaklı daha ciddi hastalıklara dönüştüğü beyan edilmiştir.
 
Malatya
 
* Sağlık hakkına erişimin önünde ciddi bir engel olduğu ifade edilmiştir
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir.
 
* Revirde yapılan muayenelerin çok yüzeysel ve gerekli tıbbi özenden uzak yapıldığı ifade edilmiştir.
 
* Revir ve hastane sevklerinin uzun sürelerle bekletildiği sevkler gerçekleştiğinde de kelepçeli muayene dayatıldığı ifade edilmiştir. Bu uygulamayı kabul etmeyen birçok mahpusun da muayene olamadan kuruma geri getirildiği ifade edilmiştir. Revire götürülen mahpusların ise ilaçların çok geç getirildiği ifade edilmiştir.
 
* İslam İverendi adlı ile mahpus ile yapılan görüşmede yüzde 70 oranında raporunun olduğu belirtilmiştir. Malatya İnönü Üniversitesinden alınan rapor tarafımızca incelendiğinde karaciğer sirozu nedeniyle yüzde 70 oranında engelli olduğu ve kısmi bağımlı olduğu tarafımızca görülmüştür. Cezaevi ve sağlık koşulları nedeniyle bağırsak ülseri hastalığı geçirdiğini belirtmiştir. Bu hastalık neticesinde kendisine Malatya Devlet Hastanesinden sürekli ilaç raporu verildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte sık sık enzim yükselmesi sorunu yaşadığı ve bu yükselme neticesinde sürekli alerjik reaksiyonlar geçirdiğini ifade eden İslam İverendi cezaevi koşullarının günden güne kendisinde yeni hastalıklar çıkardığını belirtmiştir. Yaşadığı alerjik durumun kendisini uyutmadığını belirtmiştir. Yine sık sık ishal olduğunu belirtmiştir.
 
Elbistan
 
* Hastaneye sevklerde sıkıntı olduğunu ve geç götürüldüklerini, bu anlamda hastane birimlerinin mahpusların sağlığı konusunda yeterince ilgilenmediğini belirtmişlerdir.
 
* Hapishaneler arası sevk taleplerinin pandemi gerekçe gösterilerek kabul edilmediğini belirtmişlerdir.
 
* Cezaevinde kadın mahpus olarak 3 kadının bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır. Kadın mahpuslardan ikisinin hasta olduğunu, tek başlarına ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, bu sebeple hastaneye gidişlerini 3 kadın mahpusun beraber gideceği şekilde ayarlamaya çalıştıklarını, diğer türlü ayrı ayrı karantinaya alındıklarını, karantinaya alınma durumunda hasta olan mahpusların sağlıklarının olumsuz etkileneceğini, bu sebeple çoğunlukla hastaneye gitmediklerini belirtmişlerdir.”
 
Açlık grevi eylemleri hatırlatıldı
 
Raporda, cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların, 27 Kasım 2020 tarihinde başta PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit olmak üzere, tüm cezaevlerine ve topluma yayılan tecrit haline karşı başlattığı açlık grevi eylemi hatırlatıldı.
 
Raporda, ilgili cezaevlerinde açlık grevleri eylemlerine katılan tutukluların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:
 
Diyarbakır
 
“*Greve giren bütün mahpuslara disiplin cezaları verildiği belirtilmiştir.
 
* Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda açlık grevine giren mahpusların grev süresince hücreye alınarak tecrit edildiği belirtilmiştir.
 
Elazığ 1 Nolu Cezaevi
 
* Açlık grevine giren mahpuslara verilmesi gereken limon, tuz gibi iaşelerin verilmediği ve açlık grevcilerinin tansiyon veya şeker ölçümlerinin yapılmadığı belirtilmiştir.
 
Elazığ 2 Nolu Cezaevi
 
* Açlık grevine giren mahpuslara verilmesi gereken limon, tuz gibi iaşelerin verilmediği ve açlık grevcilerinin tansiyon veya şeker ölçümlerinin yapılmadığı belirtilmiştir.
 
Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi
 
* Greve girenlerin tıbbi takibinin yapılmadığı ifade edildi. Grevcilere sadece tuz-limon verildiği, herhangi bir ilaç-vitamin verilmediği belirtildi.
 
* Grevin dönüşümlü olması nedeniyle birçok mahpusun birden fazla kez greve girdiği için sağlıklarının olumsuz etkilendiği ancak buna rağmen tıbbi takip yapılmadığı belirtilmiştir.
 
Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi
 
* 12 mahpus hakkında açlık grevine girmeleri gerekçesi ile silahlı örgüte üye olma suçlanarak dava açıldığı belirtilmiştir.
 
Malatya Akçadağ Kapalı Cezaevi
 
* Mahpus Şemsettin Aykaç ile alınan görüşmede 24 Mayıs 2021 tarihi itibariyle süresiz dönüşümlü açlık grevine girdiğini, açlık grevine girmesi sebebiyle bulunduğu koğuştan çıkarılarak tek kişilik hücreye alındığını, bulunduğu tek kişilik hücrenin nemli ve gerekli havalandırma koşullarına sahip olmadığını, 4 gündür havalandırmaya çıkarılmadığını beyan etmiştir. Ayrıca açlık grevine girdiği 24 Mayıs 2021 tarihi ile 26 Mayıs tarihleri arasında hapishane idaresi tarafından kendisine iaşe olarak 2 adet 250 ml vişne suyu, 2 adet limon, 2 adet şekerlenmiş ve bozulmuş durumda olan paket bal verildiğini, görüşmenin alındığı tarihten bir gün önce ise iaşe ürünlerine birer adet meyve suyu, paket bal ile birlikte tuz da eklendiğini beyan etmiştir. Ancak mahpusların açlık grevine girmesi sebebiyle tekli hücreye alınmaları sırasında kendilerine ait olan meyve suyu, şeker vs. ürünleri kendileri ile beraber götürmelerinin hapishane idaresince engellendiği ifade edilmiştir.
 
Elbistan E Tipi Kapalı Cezaevi
 
* 30 mahpusun dönüşümlü olarak açlık grevine girdiklerini belirtmişlerdir.”
 
Raporda, Kovid-19 salgını nedeniyle cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri şöyle sıralandı:
 
“*Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi 05/05/2021 tarihinde mahpuslar arasında pozitif vakalar çıkmıştır. Ancak 9 günlük bayram tatilinin de araya girmesini de gerekçe göstererek mahpuslara doğru bir filyasyon uygulanmamıştır.
 
* B11 koğuşunda bulunan pozitif vakanın kaynağının personel üzerinden bulaşmış olduğu ihtimalinin yüksek olmasına rağmen ve mahpusların defalarca talep etmesine rağmen ilk vakadan itibaren covid-19 test taraması yapılmamıştır.
 
* B12 koğuşunda pozitif vaka çıkması üzerine mahpusların testi yapılmayanları da temaslı olarak ayrıca karantinaya alınmaları ile gereksiz ve yanlış uygulama ile mahpuslar üzerindeki tecrit artmıştır.
 
* Tatil süresince cezaevinde nöbetçi sağlık personeli bulundurulmamış, mahpuslara dirençleri artırıcı ek iaşe verilmediği belirtilmiş ve dahi kantin kapalı tutularak mahpusların kendi imkanları ile de vitamin almalarının önü kesilmiştir.
 
* Covid geçiren mahpusların neredeyse tamamında kılcal damar belirginleşmesi sorunsalı başlamış, yalnız cezaevinin karantina sürecinin zorlayıcı olması sebebiyle ve mahpusların hastahane giriş çıkışlarında çift kelepçe uygulamasını kabul etmemeleri sebepleriyle hastahane çıkışları yapılmayan mahpusların sağlık problemleri büyümektedir.
 
Diyarbakır 3 Nolu Ceza İnfaz Kurumu
 
* Şırnak Ceza İnfaz Kurumundan, Mardin Ceza İnfaz Kurumundan talepleri dışında sevk ile getirilen mahpuslar, kendilerinin yaptığı aileye yakın yer ceza infaz kurumu taleplerinin pandemi gerekçe gösterilerek rededildiğini belirtmişlerdir.
 
* Yeterli hijyen malzemelerinin verilmediğini, kantin fiyatlarının çok yüksek olduğunu bu sebeple zaruri birçok ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirtmişlerdir.
 
Diyarbakır 4 Nolu Ceza İnfaz Kurumu
 
* Yine sevk işlemi sonrasında Covid-19 pandemisi gerekçe gösterilerek tek kişilik hücrede karantinaya alınan mahpus 28 gün boyunca herhangi bir test işlemi yapılmaksızın karantinada tutulduğunu, hukuka aykırı bu uygulamaya karşı itiraz etmesinin akabininde kendisine test yapıldığını ifade etmiştir.
 
* Mahpuslar, ceza infaz kurumu idaresince kendilerine sadece revire ve psikolog ile görüşmeye gittikleri sırada 1 adet maske verildiğini, bunun haricinde aile, telefon, avukat görüşmeleri de dahil olmak üzere hiçbir koşulda kendilerine maske verilmediğini, temizlik ve hijyen ürünlerini kendi imkanları ile kantinden temin ettiklerini ancak bu durumda dahi kantinden almış oldukları çamaşır suyunun tümünün aynı gün tüketilmesi şartının getirildiği, aynı gün içerisinde tamamen tüketilmeyen çamaşır suyunun ceza infaz kurumu idaresince döküldüğünü beyan etmişlerdir.
 
* Mahpuslar, infaz koruma memurları tarafından sayım esnasında ayakta sayımın dayatıldığını ifade etmişleridir. Yine bulundukları odada havalandırma kısmında 1 adet, mutfak kısmında ortak yaşam alanlarının tümünü hatta lavabo kapısını dahi görür durumda bulunan 1 adet olmak üzere 2 adet kameranın bulunduğunu, tüm özel alanlarının görüntülenerek kayda alındığını beyan etmişlerdir.
 
* Mahpuslar ücreti kendileri tarafından ödenmek suretiyle tıraş makinası, televizyon, buzdolabı, vantilatör taleplerinin ceza infaz kurumu idaresince ‘hibe edilmek suretiyle talep edildiği’ şeklinde bir dilekçenin yazılmasını ancak bu durumda bahse konu taleplerinin karşılanacağını belirtildiğini ifade etmişlerdir.
 
Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi
 
Pandemi nedeniyle herhangi bir hobi, sosyal aktivite vb. faaliyetlerin olmadığı ve spora çıkarılmadığı belirtilmiştir.
 
* Yemeklerin kalitesinin kötü olduğunu, bir kişinin temel besin ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtmişlerdir.
 
* Kantinde çeşitliliğin az olduğunu ve fiyatların çok yüksek olduğunu belirtmişlerdir.
 
* Oda değişikliklerinde sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir.
 
* Odalarda bulunan kişilerin sağlık durumları yönünden gerekli özen gösterilmeden (hasta-hasta, sigara içen-içmeyen) dağıtım olduğunu belirtmişlerdir.
 
Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi
 
* Günde 3 öğün yemek verildiğini, ancak yemeklerin besleyici yeterli olmadığını belirtmişlerdir.
 
* Pandemi nedeniyle herhangi bir hobi, sosyal aktivite vb. faaliyetlerin olmadığı ve spora çıkarılmadığı belirtilmiştir
 
Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir. Yine havalandırmanın ancak günün yarısında kullanıldığı belirtilmiştir. Yine ikinci bir havalandırma bulunmasına rağmen havalandırmanın iki ayrı saat dilimine bölündüğü tarafımıza aktarılmıştır. Yeni gelen Müdürün havalandırmayı günde bir saate indireceğini ilettiğini belirttiler.
 
* Haftada en az bir kez koğuş araması yapıldığını hatta bazı haftalar bu durumun iki kez yaşandığını belirttiler.
 
Urfa 1 ve 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu 
 
* Kantinde satılan eşyaların çok pahalı olduğu ifade edilmiştir.
 
* Sıcak suyun yetersiz olduğu ifade edilmiştir.
 
* Bağımsız koğuşlarda bulunan mahpusların birleşme isteğinin tehdit ve işkencelerle bastırılarak reddedildiği belirtilmiştir.
 
* Isınma sorununun olduğu dile getirilmiştir.
 
* Müdürün görev yaptığı sırada sorunların çoğaldığı ifade edilmiştir.
 
* Yaşanan sorunların hiçbirine, cezaevi idaresinin cevap vermediği ifade edilmiştir.
 
Siverek Ceza İnfaz Kurumu
 
*Kantinde satılan eşyaların çok pahalı olduğu ifade edilmiştir.
 
* Sıcak suyun yetersiz olduğu ifade edilmiştir.
 
* Yaşanan sorunların hiçbirine, cezaevi idaresinin cevap vermediği ifade edilmiştir.
 
* Mahpuslar arasında hükümlü ve tutuklu ayrımına gidilerek koğuşların cezaevi idaresi tarafından düzenlenmeye çalışıldığı mahpuslarca tarafımıza iletilmiştir. Mahpuslar tarafından söz konusu uygulamanın yasal dayanağı ve sebebi sorulduğunda cezaevi idaresinin Adalet Bakanlığından bu duruma ilişkin genelge geldiği yönünde cevap verildiğini, ancak söz konusu genelgeyi görmek istediklerinde kendilerine gösterilmediğini iletmişlerdir.
 
* Koğuşlarda sayım yapılırken mahpusların ayakta tek sıra halinde durmaya zorlandığını iletmişlerdir.
 
Bayburt M Tipi Ceza İnfaz Kurumu
 
* Koğuşlarda kapasitenin çok üstünde mahpusun kaldığı ortak sorunlardan biri olarak ifade edilmiştir.
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir.
 
* Hiçbir hobi, atölye vb. sosyal etkinliğin yaptırılmadığı ve sadece kendi odasında bulunan mahpuslarla birlikte haftada bir saat spora çıkabildikleri belirtilmiştir.
 
* Koğuştan çıktıktan sonra infaz koruma memurları tarafından taciz boyutuna varan aramalar ifade edilmiştir.
 
* Kantin fiyatlarının çok yüksek olduğu ve her hafta fiyatlarda artış olduğu belirtilmiştir.
 
Erzincan T Tipi Ceza İnfaz Kurumu
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir.
 
* Pandemi nedeniyle hobi, atölye vb. sosyal etkinliğin yaptırılmadığı ancak spora çıkabildikleri belirtilmiş olup spor saatlerinin kanunda belirtilenden çok az olduğu ifade edilmiştir.
 
* Ayrıca aile görüşlerinin de ailelerin sorun yaşadığı ve uzakta olan ailelerin görüşe gelirken zorlandıkları ve bundan dolayı istenen sevk taleplerinin reddedildiği ifade edilmiştir. 
 
* Koğuşlarda yapılan arama neticesinde tüm eşyalarının alındığını belirtmiştir. Yaşamın devamı için gerekli tüm gereçlerin alındığını, bunun içerisinde üzerinde uyudukları yatağın bile alındığını belirtmiştir. İdare tarafından kendisine yeni yatak adı altında üzerinde kan bulunan yatak verilmiştir. İdarenin yırtık yatak bahanesi ile üzerinde 6 yıldır uyuduğu ve 6 yıldır aynı şekilde olan yatağı yüzünden kendisine soruşturma açıldığını belirtmiştir.
 
* Tıraş makinelerinin alındığını ve ayrıca birbirlerinin saç sakal kesimine dahi izin verilmediğini ve tarafımızca da erkek tutuklu-hükümlülerin saç ve sakallarının çok uzadığı gözlemlenmiştir.
 
Urfa Ceza İnfaz Kurumları 
 
* Bir diğer temel problemin hiçbir hobi, atölye vb. sosyal etkinliğin yaptırılmaması olduğu söylenmiştir.
 
* Mahpusların hobi, sohbet haklarının engellendiği; sınırlı bir şekilde (sadece odasındaki arkadaşları ile) spora çıktıklarını aktarmışlardır. ‘Mahpusların ıslahı için asgari standart kurallara’ aykırı şekilde hareket edildiği gözlemlenmektedir. Zira şartlar açık bir şekilde bellidir. Spor, hobi, sohbet vs. gibi hakların ne kadar ve ne sürede olması gerektiği belirtilmiştir.
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir.
 
* Pandemi tedbirleri kapsamında talep edilen temizlik ve hijyen malzemelerinin verilmediği belirtilmiştir.
 
* Pandemi tedbirleri kapsamında yeterli ve sağlıklı yemek verilmediği belirtilmiştir. Özellikle yemeklerin pişmeden verildiği belirtilmiştir. Ekmek ve yemeklerde farklı cisimlerin çıktığı ifade edilmiştir.
 
Malatya Akçadağ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 
 
* Mahpusların hobi, sohbet haklarının engellendiği; sınırlı bir şekilde (sadece odasındaki arkadaşları ile) spora çıktıklarını ancak spor alanının çok kirli olmasından dolayı hiçbir şekilde spor aktivitesinden gerekli faydayı sağlayamadıklarını aktarmışlardır. ‘Mahpusların ıslahı için asgari standart kurallara’ aykırı şekilde hareket edildiği gözlemlenmektedir. Zira şartlar açık bir şekilde bellidir. Spor, hobi, sohbet vs. gibi hakların ne kadar ve ne sürede olması gerektiği belirtilmiştir.
 
* Kantinde satılan eşyaların çok pahalı ifade edilmiştir.
 
* Yemeklerin çok sağlıksız olduğunu özellikle yemeklerde kullanılan yağın birçok kez farklı yemeklerde kullanıldığı ifade edilmiştir.
 
* Yemekle terbiye edildiklerini kendilerine infaz korumalar tarafından “size yemek veriyoruz bunun kıymetini bilin, nankörsünüz” şeklinde dayatmaların olduğunu belirtmişlerdir.
 
* Oda değişimlerine izin verilmediğini belirtmişlerdir.
 
* Avukat görüşüne geldiklerinde kendileri ile birlikte kağıt kalem evrak vs getirmelerine izin verilmediğini belirtmişlerdir.
 
* Avukat görüşüne geldiklerinde x-ray ve ince aramalardan geçtiklerini belirtmişlerdir.
 
* Yöresel kıyafetlerin ve kışlık botların yasaklandığını belirtmişlerdir.
 
* Ayakta sayımın kendilerine dayatıldığını ve bu yüzden haklarında tutanak tutulup disiplin cezası aldıklarını, iletişim cezalarının yeni bittiğini ancak bu seferde 1’er 2’er 3’er günlük hücre cezalarının verildiğini belirtmişlerdir. Koşullu salıverilme süresi gelmiş olan mahpusların gözlem ve değerlendirme kurulu tarafından hazırlan iyi hal değerlendirme raporlarında ayakta sayımı kabul etmeme nedeniyle aldıkları disiplin cezaları gerçekçe gösterilerek tahliyelerinin engellendiği görüşme alınan mahpuslar tarafından beyan edilmiştir.
 
* Sayımlarda pandemi koşulları göz ardı edilerek içeri bulunan mahpus sayısının 2 katı şeklinde infaz korumanın içeriye girdiğini belirtmişlerdir.
 
* Odalarında kamera bulunduğunu ve kameraların tuvaleti banyoyu görecek şekilde ayarlandığını belirtmişlerdir. Dış kameranın da odanın içini görecek şekilde ayarlandığını belirtmişlerdir. Ayrıca kameraların ses aldığına dair şüphelerinin bulunduğunu da belirtmişlerdir.
 
* Her sabah sayımdan dolayı arama yapıldığını, aramanın ardından da tutanak tutulduğunu beyan etmişlerdir.
 
* Aramalar esnasında tüm eşyalarının yerlere atıldığını, üstüne basıldığını belirtmişlerdir. Mahpuslar idarenin bu tutumundan dolayı açlık grevine girdiğini belirtmişlerdir.
 
Elbistan E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
 
* Havalandırmaların standartların altında ve çok küçük olduğu belirtilmiştir.
 
* Koğuşların fiziki anlamda temiz olmadığı belirtilmiştir. Hijyen ve temizlik konusunda sorunlar olduğunu, deterjanların çok az miktarda verildiğini belirtmişlerdir.
 
* Haftalık bir defa koğuşların dezenfekte edildiğini, bunun dışında pandemi koşullarına göre alınan önlemlerin bulunmadığını belirtmişlerdir.
 
* Mahpuslara verilen maskelerin yetersiz olduğunu, mahpusların ailelerinin getirdikleri ya da kendilerine gönderdikleri maskelerin alınmasına izin verilmediğini belirtmişlerdir.
 
* Dış kantinin kalktığını, iç kantinden de yeterli alışveriş yapamadıklarını, ihtiyaçları olan ve mahpusların almak istedikleri eşyaların kantinde bulunmadığı söylenerek kendilerine verilmediğini aktarmışlardır.
 
* Mahpusların hobi, sosyal faaliyetler ve sohbet haklarının engellendiği belirtilmiştir.
 
* Yemeklerin iyi olmadığını, günlük verilen yemeklerde kötü olan yemeklerin mahpuslara fazla verildiğini, yemeklerin iyi olması durumunda olması gerekenden az verildiğini, bu şekilde yemeklerin döküldüğünü belirtmişlerdir. Bu durumu personele ilettiklerinde, kendilerine “yemezseniz dökersiniz” dediklerini belirtmişlerdir.
 
Öneri ve tespitler
 
Raporda izleme heyetinin önerileri ve tespitleri şu şekilde:
 
“* Sorunun kaynağı olan yetkili kişi ve kurumların suç oluşturan eylemleri hakkında suç duyurusunda bulunması, özellikle kelepçeli muayenede direten hekimlerin kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında gerek tabip odası gerekse Tabipler Birliği nezdinde gerekli işlemlerin yapılması için başvuruda bulunulması,
 
* Hasta mahpusların tedavi ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi ile ilgili gerekli başvurulanın yapılması,
 
* Açlık grevine girenlerin tıbbi takibinin yapılması, vitaminlerin verilmesi hususunda gerekli tüm başvuruların yapılması,
 
* Cezaevi idaresi ve cezaevi savcılığıyla tespit edilen hak ihlalleri ile ilgili görüşme yapılması,
 
* Cezaevlerinin sorunları hakkında ilgili ulusal ve uluslararası kurumlara bilgilendirilme yapılması ve gerekli başvuruların yapılması,
 
* Yaşanılan hak ihlalleri ile tecridin arttığı cezaevlerine yönelik kamuoyunda duyarlılık oluşturması ve gelinen noktada durumun vahametinin anlaşılması için basın açıklaması yapılması önerilmektedir.”