Antalya’da sokaklar Kürtlere ‘yasak’: Paramiliter gruplar devrede

  • 09:01 6 Ağustos 2021
  • Güncel
Beritan Canözer
 
ANTALYA - Antalya’da yaşayan Kürtlere yönelik ırkçı saldırı girişimleri devam ederken, orman yangınları bahanesi ile bir grubun bunun üzerinden “Kürt avı”na çıktığına dikkat çekiliyor. Kentte yaşayan Kürtler, günlerdir evlerinden çıkamadıklarını söyledi.
 
İktidarın milliyetçi, ötekileştirici, Kürtleri hedef alan nefret dili ülkede adeta kaos yarattı. Özellikle mevsimlik tarım işçilerinin çok sık maruz bırakıldığı ırkçı saldırılar, neredeyse Türkiye’nin tüm batı illerinde yaşanıyor. Ankara, Afyon, Konya’da onlarca Kürt, “komşusu” veya “işvereni” olan ırkçılar tarafından saldırıya uğradı. Konya’da 10 gün içinde gerçekleştirilen iki ırkçı saldırıda 7’si aynı aileden olmak üzere 8 Kürt katledildi. Tüm bunlara karşı ise iktidarın saldırıların durması yönünde herhangi bir açıklaması veya girişimi olmadı.
 
Son olarak ise Antalya’da başlayan ve birçok ilde ortaya çıkan, henüz sebebi belli olmayan orman yangınlarından da Kürtler sorumlu tutuldu. Dijital medyada kimliği belli olmayan sahte hesaplardan yangını Kürtlerin başlattığına yönelik provokasyon içerikli paylaşımlar yapılarak, yangının meydana geldiği bölgelerde yaşayan Kürt yurttaşlar hedef haline getirildi. Antalya’da orman yangınlarının yaşandığı bölgelerde yaşayan Kürtlerin evlerine saldırı yapıldı, Kürt kentlerinin plakalarını taşıyan araçlar durduruldu, provokatör gruplar tarafından kimlik kontrolleri yapılarak “Kürt avı”na çıkıldı. Manavgat Belediye Başkanı, bunun bir provokasyon olduğuna dair açıklama yapsa da uygulamaların devam etmesi, “orman yangınları bahane edilerek Kürtlerin hedef yapıldığının” bir göstergesi. 
 
Orman yangınlarının başladığı günden bu yana özellikle turizm sektöründe çalışan Kürt işçiler, evlerinden çıkamıyor ve yalnız başına kentte dolaşamıyor. Kentin belirli noktalarında yol keserek, kimlik kontrolü yapan “kimliği belirsiz” kişiler, ellerinde sopalar ve kesici aletlerle karşılarına bir Kürt’ün çıkmasını bekliyor. 
 
‘Orman yangınlarını bahane ediyorlar’
 
Kentte çalışan işçilerden ve güvenliği açısından ismini vermek istemeyen bir kadın, günlerdir tedirginlik içinde olduklarını, evden çıkamadıklarını, özel araçlarla dahi kentte dolaşamadıklarını, markete giderken dahi en yakın marketi ya da mahalle bakkalını tercih etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Yaşananlara dair bilgi veren ve bu duruma çözüm bulunmasını isteyen kadın, “Biz yıllardır burada turizm sektöründe çalışıyoruz. Hiçbir dönem şu an yaşadıklarımızı yaşamadık. Yolumuz kesiliyor, kimliklerimiz kontrol ediliyor. Eğer Kürt biri çıkarsa tehdit ediliyor. Orman yangınları bahane ediliyor. Bir grup ırkçı bunu kendine bahane ederek, provokasyon peşinde” dedi.
 
‘Can güvenliği yok’
 
Sadece Kürtlerin değil, mültecilerin de aynı saldırılara maruz kaldığının altını çizen kadın, “Eli silahlı gruplar gece yarıları, özellikle karanlık sokakları tercih ederek yoldan geçenleri durduruyor. Olayların tümüne kolluk geliyor ancak bir şey yapmadan gidiyor. Bu gruplar içerisinde bir kişi dahi gözaltına alınmış değil şu ana kadar. Yalnızca Manavgat’ta belediye başkanının açıklamasından sonra kısmi olarak şehir merkezinde gruplar çekildi. Şu an buradan yaşayan hiçbir Kürt’ün can güvenliği yok. Evden çıkamıyoruz. Herkes birbirini çıkmayın diye uyarıyor. Valilik ve emniyet konuya dair bir açıklama da yapmadı ve bu da bu grupların devam etmesine yol açıyor” diye aktardı. 
 
‘Elleri silahlı ve sopalı şekilde dolaşıyorlar’
 
Yine güvenlik endişesiyle ismini veremediğimiz bir başka yurttaş ise, ajansımıza ilettiği ses kaydında yaşadıklarına dikkat çekti. Kürt ailelerin tehdit edildiğine değinen yurttaş şunları söyledi: “Evlerimize geliyorlar ve buradan gitmemizi söylüyorlar. Görüştüğüm bazı öğrenci arkadaşlarım var, onlar da aynı şekilde tehdit ediliyorlarmış. ‘Defolun gidin, sizi öldürürüz, buradan cenazenizi bile alamazlar, vatan hainisiniz, Kürt istemiyoruz, buraları siz yaktınız’ gibi söylemlerle elleri silahlı ve sopalı bir şekilde dolaşıyorlar, köşe başlarında nöbet tutuyorlar. Evlerimizden çıkamıyoruz. Yetkililerin bu konuda artık bir şey yapması gerekiyor. Yangının çıktığı ilk gün biz de söndürme çalışmaları için oradaydık ancak birkaç saat sonra hiç tanımadığımız, kimliğini bilmediğimiz kişiler gelmeye başladı. Orada bulunan herkese ‘Siz kimsiniz, nerelisiniz’ gibi sorular soruldu. Doğudan bir ili söyleyenlere hemen hakaret etmeye başlıyorlardı. Biz herhangi bir olay yaşanmaması için oradan uzaklaştık birkaç kişiyle. Daha sonra yangın yayılınca evden de çıkmak zorunda kaldık. Diğer gün ise yangının olduğu bölgeye hiç gidemedik çünkü köy ve ilçe yolları tutuluyordu ve kimlik kontrolleri yapılıyordu.”
 
‘Evimizden çıkamıyoruz’
 
Yurttaş, yangına müdahale etmek istediklerini, ancak evden çıkamadıklarını dile getirirken, “‘Burada yaşayan Kürtler nerede, niye yardım etmiyorlar’ diye soruyorlar. Sosyal medyada bizi bir de bu şekilde hedef yapıyorlar ama tek bir Kürt’ün bile evinden çıkamadığını kimse bilmiyor. Kürt olup orada destek olan da var ama Kürt olduğu anlaşılınca hemen provokatif söylemler ve hakaretler başlıyor. İlk gün buna maruz kaldık sonra bir daha gidemedik. Kimse çıkıp bu saldırılara son verilmesi çağrısında bulunmuyor. Kimse ‘Bu eli sopalılar kim, amaçları nedir’ diye sormuyor” dedi. Yurttaş, Konya’da yaşananların bir daha yaşanmasından endişe duyduğunu dile getirdi.